Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

ORTA ASYA TÜRK KÜLTÜR VE MEDENİYETİ
A.Devlet Yönetimi
B.Toplum Hayatı
C.Ordu
D.Din
E.Dil,Edebiyat ve Yazı
F.Ticaret
G.Sanat
Alıştırmalar

 

 

 

 

 

 

Devlet Yönetimi

Kültür , bir toplumun sahip olduğu dil, din, gelenek, sanat ve yaşama şekli gibi unsurların bütünüdür. Bir başka deyişle, bir milletin meydana getirdiği maddi ve manevi değerlerin bütünüdür.

Medeniyet ise, gelişmiş kültürlerin bütünleşmesinden doğar. Medeniyet evrenseldir.

Binlerce yıllık geçmişi olan Türk tarihi günümüze kadar süreklilik göstermiştir.Bu tarih içinde Türk milleti pek çok devlet kurarak medeniyetlere de damgasını vurmuştur. Türk tarihiyle birlikte Türk milleti pek çok devlet kurarak medeniyetlere de damgasını vurmuştur.Türk tarihiyle birlikte Türk kültürü de devamlılık göstermiştir. Örneğin; kültürümüzün en önemli unsuru konuştuğumuz dil Türkçenin kökeni , binlerce yıl öteye gitmektedir.Yine Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında kurulan Türk devletlerinin izleri günümüzde de mevcuttur.Türk Dili, Türk Sanatı ve Türk geleneklerinin tesirleri oralarda bugün de görülmektedir.Bu çerçevede geçmişteki Türk kültür ve medeniyetini öğrenmek bizlerin görevidir.Bir başka görevimiz ise taklitçilikten kaçınarak, Çağdaş uygarlığın her alanından yararlanmak , kültürümüzü geliştirmektir.Atatürk bunu , "Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız"sözleriyle ifade etmiştir.

Devlet , bir milletin kendi kendini idare edebilmek için meydana getirdiği siyasi örgütlenmelidir. Devletin kurulabilmesi için;millet , sınırları belirli toprak parçası (ülke) ve egemenliğin bir arada olması gerekmektedir.

Orta Asya'da, çeşitli Türk boyrlarının bir yönetim altına birleşmesiyle Türk devletleri kuruldu. Bu Türk devletlerinin başında bulunan hükümdarlar, genellikle Kağan ve Hakan unvanlarını kullandılar. Onların hükümdarlık sembolleri;taht, hakan çadırı (otağ), tuğ (sancak) ve davuldu. Türk hakanlarının görevleri ise;halka adaletli davranmak, refahı, dirlik ve düzenliği sağlamaktı. Bunun için de bilge (akıllı) , alp (cesur) ve erdemli olmaları gerekiyordu.

Türk devletleri bu dönemde Doğu - Batı (sağ - sol) olmak üzere ayrılarak yönetilirdi. Kağan, Doğu kanadını, genellikle kardeşi de Yabgu unvanıyla batı kanadını idare ederdi.Yabgular iç işlerinde bağımsız , dış işlerinde kağana bağlıydılar. Tigin denilen hükümdar çocukları ile, şad denilen hükümdar ailesi mensupları da ülke idaresinde görev alırlardı.Ayrıca tarhan, tudun, tamgacı ve buyruk unvanlarını taşıyan devlet görevleri vardı.

Hükümdar eşlerine Katun(Hatun) denilirdi. Onlar kurultaylara katılırlar, resmi ziyaretlerde bulunurlar ve elçileri kabul ederlerdi. Hatta hakanların emir ve Ferman larına imza atarlardı.

Orta Asya Türk devletlerinde kurultay denilen meclisler vardı.Devletin tüm işleri kurultayda görüşülürdü. Kurultaylarda yeni hakan seçimi yapılır , savaş ve barış kararları alınırdı.

Toplum Hayatı(Yaşayış)

Türk toplumunun en küçük çekirdek birimi aile idi.Aile Türk toplumunun temeliydi. Aileler Sülale lere, sülaleler Boy ları , boylar da birleşerek milleti meydana getirirdi. Türk devletinde halk, sınıflara ayrılmamıştı. İnsanlar arasında eşitlik esastı.

Göçeden Türk boyuTürklerin bir kısmı yarı göçebe hayat sürer , hayvancılıkla uğraşılırdı.Yazın verimli otlaklarda (yaylaklarda) kurdukları çadırlarda yaşarlardı. Kışın da korunaklıVadi lerde (kışlaklarda) hayatlarını geçirirlerdi. En çok at ve koyun sürüleri beslerlerdi. Türkler bu hayvanların derilerinden , kürklerinden ve sütlerinde, türlü ihtiyaçlarını karşılarlardı. Kısrak sütünün mayalanması sonucu elde ettikleri kımız, Türklerin ünlü içkisi idi.

Türkler tarım la da uğraşırlardı.Özellikle yerleşik hayata geçilen Uygurlar döneminde, tarım çok gelişmişti. Türklerin o dönemlerde açtıkları su kanalları bugün dahi kullanılmaktadır.

Bunların yanı sıra Türk halkı , ticaret ve çeşitli el sanatlarıyla da uğraşmıştı. Türkler spor a büyük önem vermişlerdi. At yarışları, okçuluk, güreş, binicilik (cirit oyunu) ve tepik (Futbolun ilk şekli) oyunları onların en çok uğraştıkları sporlar olmuştu.

Türkler dini ve milli bakımdan özel önemi olan günleri milletçe bayram olarak kutlarlardı. Savaştan dönüşte ise , şölenler düzenlerlerdi.Bu şölenlerde yiğitler ağırlanır , yoksullar donatılırdı. Hep birlikte yenilir, içilir, şarkı söylenir, eğlenilirdi. Bayramlar ve şölenler vasıtasıyla birlikte yaşama heyecanı doğardı. Aynı zamanda sosyal dayanışma gerçekleştirilirdi.

Türkler, genellikle ipek, pamuk ve yünden yapılmış kumaşlardan elbiseler giyerlerdi. Kışın giydikleri elbiselerini ve börklerini ise hayvan kürklerinden yaparlardı. Askeri kıyafetleri pantolon ve ceketten oluşurdu. Kaftan, çizme ve kemer bu kıyafeti tamamlardı. İç çamaşır,kemer tokası ,düğme ve mendili ilk kullananlar arasında Türkler vardı.

Ordu

Orta Asya'da kurulan Türk devletlerinde orduya büyük önem verilirdi. İlk düzenli Türk ordusu Mete tarafından kuruldu. Türkler çocuklarına küçük yaşta ata binmeyi ve ok atmayı öğretirlerdi. Savaş sırasında gerektiğinde kadın erkek bütün halk orduya katılırdı.

Türk ordusunun başkumandanı Kağan idi. Orduda flama ve sancakların yerine, at kuyruğundan yapılı tuğlar bulunurdu.Askerlerde silah olarak en çok ok, yay, kılıç, kalkan ve mızrak kullanılırdı. Ordudaki askerlerin çoğu atlı (süvari) idi. Savaşlarda düşmanı yenmek için çeşitli taktikler (Turan taktiği) uygulanırdı.

Din

BalbalTürkler Gök Tanrı dinine inanırdı. Onlara göre kainatın yaratıcısı, tek bir tanrı idi. Ona Tengri derlerdi.Cennet ve cehennem inanışları vardı. Ölüler için yuğ denilen törenler yapılırdı. Ölen insanla birlikte silahı,kurban edilen atı ve diğer eşyaları konurdu. Kahraman kişilerin mezarı başına öldürdüğü düşman sayısı kadar, balbal denilen taşlar konurdu. Kam denilen din adamları halk arasında saygı görürdü.

Türkler içinde özellikle Uygurlar zamanındaMani ve Buda dinlerine girmişlerdi.

Dil,Edebiyat ve Yazı

Türk dilinin edebiyat olarak ilk örnekleri sözlüdür. BunlarDestan ve efsane lerdir. Orta Asya en önemli destanları Oğuz Kağan, Ergenekon, Yaratılış, Göç ve Manas Destanlarıdır.

Göktürk YazısıTürk edebiyatının ilk yazılı örnekleri ise Göktürk (Orhun) Yazıtlarıdır. Orta Asya Türkleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır. Göktürk alfabesi 38 harfden oluşmuştur. Daha çok sert cisimler üzerine kazınmaya uygundur. 14 harfden oluşan Uygur alfabesi kağıt üzerine yazmaya elverişlidir. Uygurlar ilkel tipte matbaa yaparak baskıya geçtikleri sanılmaktadır.

Ticaret

Uygurlar döneminde Çin ve Bizans ile birçok kez ticaret antlaşması imzalandı. Bu dönemde ticaret İpek yolu üzerinden yapılıyordu. İpek yolunun büyük bir kısmı Türk devletlerinin üzerinden geçiyordu. Önemli gelir sağlanıyordu.

Sanat

Hun HalısıTürkler taş işçiliğinde ve dokumacılıkta ilerlemişlerdir. Demir, altın ve gümüşü de işlemesini öğrenmişlerdir. Hunlar dönemine ait bir kurganda 2mm. kalınlığında bir halı bulunmuştur.Bu halı , Türk sanatındaki ince zevki göstermesi bakımından önemlidir.

Bu dönemde Türkler müzikle de ilgilenmişlerdir.Türk müziğinin ilk örnekleri kopuzla çalınan dini nitelikli namelerdir.Türkler, kopuzun yanı sıra nefesli ve vurmalı, çeşitli müzik aletlerini kullanmışlardır. Hunlarda halk türkülerinin, Göktürk ve Uygurlarda grup musikisininin olduğu bilinmektedir.

Türkler göçebe hayat yaşadığı için mimari eserlere rastlanamamıştır. Orhun anıtları ve mezarlarda savaşçı tasvirleri ve hayvan motifleriyle süslüdür. Uygurlar yerleşik hayatta olduğu için saraylar ve kubbeli mabetler yapmışlardır.Minyatür sanatı ile uğraşmışlardır. Kullandıkları eşyaların üzerini çeşitli hayvan motifleri ile süslemişlerdir. Uygurlardan kalan saray kalıntılarının duvarlarında çok güzel resimler (fresk) bulunmaktadır.

 

Önceki SayfaAna SayfaSonraki sayfa